20 EKİM 2008,müstakbel doğum günüm:
Havaalanı kavşağına vardığımda gördüm ki,yol soldan sağa tamamen yakılmış, variller,çöp tenekeleri yola devrilmiş ve yüz yüzeli kişilik bir grup bizim olduğumuz yöne doğru Filistin usulü taş yolluyor.Elimde bir çanta spor malzemesi,üzerimde eşofmanlarım hiçbir şeyden habersiz spor salonuna gidiyordum.Neden olduğunu bilmemekle beraber ağzımdan çıkan söz şu oldu ‘Kaptan dur,ineceğim’ .Bunu dememle minibüsteki bütün gözler bana yöneliyor,ön kapıdan iniyorum.On on beş metre ileriye meteor yağmuru gibi koca taşlar yağıyor.Sanki yüz kişiye tek kalmışım,ama bu savaştaki kahraman ben olmam gerekiyormuş gibi.Çünkü doğum günüm.
HAYAL ZAMANI:
Can,kolunu kafasının yanından arkasında doğru yavaşça uzattı ve omzunda taşıdığı okunu tuttu.Kalkanı,spor çantası ve yayıyla beraber bu savaşa çoktan hazırdı. Düşmanlarını saymaya başladı,düşman yüz kişi,evet.Ama Can’ın sadece 3 oku var.Hmm.. Plan şu; 33,33 ve 33 kişi birden halletmeli,son kalan en güçlüyü de teke tek-kural yok tekniği ile,ama nasıl.Tabi ya,işte bu!Çok eski zamanlarda kullanılan bir teknik vardı,okların ucuna kağıt koyup düşmana mesaj yollamak.Çantasından çıkardığı Toefl Kitabının ‘Test On Stated Main idea’ kısmını özenle okların ucuna monte edip karşıya yolladı.Neye uğradığını şaşıran hedef kitle hemen kaleme ve kopyaya sarıldı. 33’lük gruplar o soruları çözerken Can Sneak yeteneği ile aralarından sıyrıldı geçti ve Boss’la karşı karşıya geldi.Genelde bu tarz oyunlarda hep Boss’tan başlardı.Büyük Patron ölünce next level değil mi sonuçta?Patron,12 yaşında gibi gözüküyordu.Yüzünün çene kısmını kırmızı işleme bir al yazma ile kapatmış,ve elinde tuttuğu bir dal parçası ile çok zor geçileceğe benziyordu.‘Demek özel yeteneği bu odun’ diye düşündü Can, ‘O dal parçasına ulaşabilirsem,her şey çok daha kolay olacak.’ Can Boss’a uzaktan bağırdı;
‘Heey,o elindeki sopayı bi verebilir misin,şuradaki elektrik tellerinin üzerine ayakkabımı atmıştım dün,şimdi geri alamıyorum’. intelligence’ı fair olan Boss ‘Taaam all ama geri ver sonra’ diye sopayı Can’a verdi.HAHA,salak!Ben de se….-.Hayal zamanı bitti!-
Dolmuştan neden indim?Gerçekten bilmiyorum..İçimde anlayamadığım bir asilik mi var ne var.Asilik mi,yoksa mallık mı,kahramanlık mı yoksa gereksizlik mi.Adalet mi istiyorum,yoksa action mı.Bilinmiyor,ulaşılamıyor buna.Ama iyi ki doğdum Can,hediyem 0,025 metreküp biber gazı.
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder