13.02.2009

bu.ra.lar eski.den hep deniz.di

sormak istedim,ve sonunda da sordum:
gerçekten geleceği biliyormusun?
ha-yırr..! ben, sesindeki o inanılmaz melodiyi düşünürken,
'Ben sadece işaretleri yorumluyorum!' dedi.
Pekiii..mesela, bir kişi için iyi olan diğeri için kötüyse, o kişi yine de iyiyi mi yapıcak?
Evet üzgünüm..! Çünkü o asla yaptığının bir başkası için kötü olduğunu düşünmez.unutur. unutmasa bile kendi istediğini yapacaktır. ya bile bile yapıcak,ya da bilmeden. Ama yapıcak..

Siyah gözleri sorularım karşısında susma ve gülümseme arasında duraklıyorken bir yandan da dünyanın, yeryüzünün konuştuğu dilde konuşmak kalbimde unuttuğum bir anlamı,unuttuğum bir huzuru bana yeniden anımsattığı için ona son bir sorumun daha olması gayet doğaldı..
Belki de son sorum bilmiyorum..Tabi vereceğin cevaba da bağlı.. Sen?.......boşver..

ve asla soramayacağım sorular ve karşılığında asla alamayacağım cevaplar dünyasında kısacası sorunum şu, eğer ki birine onunla ilgili bir soru soruyorsam alacağım cevap tamamen kişisel ve tamamen subjektif olacak.İstediği gibi cevap verecek.Sorumun tek bir yanıtı olmayacak. Kimse aksini kanıtlayamayacak.Sorulan her soruda %50 doğru yanıt alabilme şansım olacak vs vs etc.. yazı yada tura gelmesi kadar basit kurallı, fakat yine de ben buna bir türlü alışamadım.Doğru da olsa! yanlış da olsa! bana sanki yalanmış gibi geliyor..çünkü subjektif!Neden yalanmış gibi? çünkü %50 çok yüksek bir olasılık..o yüzden beni ilgilendiren ilgilendirmeyen,karşımdaki insana ait kişisel soruları sormamayı öğreniyorum.dünya cennet olmadıkça kimse kimseye güvenmesin.

Ps: çocukken izlediğim Kemal Sunal filminde para dik gelince inanılmaz mutlu olmuştum.. yıllar sonra yine izledim, aynı şeyi hissettim,belki fazlasını,daha felsefik daha karmaşık ama aynısıydı biliyorum

Hiç yorum yok: