Sunucu: Efendim, bugün çok sevdiğim bir sanatkar ile beraberiz. Katıldığı için kendisine teşekkür ediyoruz. Hemen sorumu yöneltmek istiyorum, sayın Bektaş sizce milattan önce yapılanlar yeterli mi, yani yazıtlar, göçebelik, heykelcilik gibi. Ayrıca kavimler göçü hakkındaki görüşlerinizi paylaşabilir misiniz?
Can Bektaş: Öncelikle ben sizlere teşekkür ediyorum. Evet, konumuz millattan önce yapılanların yeterli olup olmadığı. İlk olarak Rammstein'in Zerstören adlı eserini ele alalım. İnanması zor ama şarkımız nasıl başlıyor biliyor musunuz? ''..yar yar huma kuşu yükseklerden sesleniir..' Evet radyoseverler, Nezahat Bayram'ın sesinden dinliyorsunuz, karşısınızda pek güzel Zerstören! diye bir anons yapmak istedim. Bence ülkemizde böyle bir açmaz var, yani her şarkı bir başka şarkıyla birleştirilmeli ve ortaya yeni eserler çıkmalı. Bence ülkemizin en önemli sorunu da bu. İkinci bir sorunumuz aslında daha merkezi ve daha makro bir sorun, yeri gelmişken izninizle bunu da açıklayayım; artık yılbaşında büyük ikramiyenin tam bilete çıkmasını istiyorum. Farkındaysanız sürekli çeyrek bilete çıkıyor, ve insanlar derin bir oh çekiyor, Ohhh..en azından paylaşıldı. ARTIKK BU TOPLUM OLARAK BU TABUYU YIKMALIYIZ! Sinirlendim biraz, bir bardak su alabilir miyim?
5 dk sonra devam
Sunucu: Can Bey, Orhun Kitabelerinin şifresini çözdüğünüzü anlatan bir makale yayınladınız, biraz bu konuya değinebilir misiniz?
Can Bektaş: Hayır.
Sunucu: Sigara gerçekten 10 TL olacak mı?
Can Bektaş: İlerde olur.
Sunucu: Benim notlarıma göre yazmakta olduğunuz bir kitabınız da var. 21 Mart 2019'da yayınlanacak. Bu tarihi seçmenizde özel bir neden var mı? Bu kitabınız hakkında bizlere bir kaç tüyo verebilir misiniz?
Can Bektaş: Evet tabi ki. Kitabım aslına bakarsanız hazır. Ne de olsa kitap benim olduğu için 21 Mart 2019 tarihini bekleyeceğim. Öylesine bir tarih attım kafadan. Ama yaklaşık 10 sene sonra 21 Mart tarihinde Orman Haftası kutlamaları yapılıyor olacak ve ben de kitabımı gizlice el altından korsan olarak yayımlatmayı düşünüyorum. Bir de yaklaşık 2 ay önce Kadıköy'de bir mont beğenmiştim, İstanbul'a gittiğimde onu almayı da düşünüyorum bazen. Yazdığım kitap 7 bölümden oluşuyor. Kitabım hakkında şunu söyleyebilirim ki, içinde yemek tariflerinden tutun geçmiş yılların iddaa tahminleri, gazozlu içeceklerin gizli formülleri, vahşi batıda yapılan poker hatalarına kadar pek çok konu yer alıyor. Artık usandı millet, usandırıldı,susturuldu! Bir bakıyorsunuz vatandaş kafasına kolonya döküp rahatlatlıyor, gülümsüyor, bir bakıyorsunuz aynı vatandaş Tonyukuk'u özledim diye birinin omzunda çocuklar gibi ağlıyor. Ayrıca arabanız varsa bagajında mangal için boş yer bırakmanızı tavsiye ederim, malum mangal günleri yaklaştı. Karanlıkta dans varsa bagajda da kocaman bir mangal olmalı. Bakınız, Yuan-zhen bu konuda şöyle diyor; ''Cam do,tat ca deu pawns..'' Belki sizlere anlamsız geliyor olabilir ama inanın bence de saçma sapan bir söz.
Sunucu: Son olarak sormak istediğim son bir husus daha var efendim, Tsubasada bi çocuk vardı, güçlü ve gürbüz bir çocuktu,biraz da metanetsizdi. Hani koşup koşup tellere atlayıp ters dönenlerden..
Can Bektaş: Kojiro Hyuga.
--MUTLU SON--
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
2 yorum:
çok hoş. yalnız aklıma takıldı kaldı.. alper tunga öldü mü?
dd65 ile herkes baterist
Yorum Gönder